24/6/2006 - Düşünüyorum
Bugün yaklaşık 3.5 saatte 24 km falan yürüdüm; 1 lt sivepsi, ayranı ve 2 lt ışıklı kolayı içtim, kapuzumu yedim, dolmamı yedim. Mesafeyi abartmışım; ki ondandır topuklarım ayak tabanım ağrıyor.
KanalTürk’te cevizkabuğunu biraz izledim, ve şimdi yazıyorum. Gümrük birliğine üye olup Avrupa birliğine üye olmayan canım ülkemde cari açığın nedeni bu haksız rekabetmiş. ( mesela abd ye mal satarken onlar vergiyi bindiriyor, bize oradan mal gelirken siz gümrük birliğine üyesinin, en alt seviyeden vergilendirin deniyor )
Kısacası memleket meseleleri ve samanın altından akan sular insanı sinir, sinirli ve kahır ediyor.
Bugün yine anladım ki; ölümlüyüz..gelip gidenlerdeniz. Ne güzel ki öteki taraf sonsuz, hepimiz için hoş olur inşallah.
Düşünüyorum, bunu arasıra yaparım. (düşünmek can sıkıcı bir aktivite )
Düşünüyorum, “anne ben de mi gideceğim” diyorum içimden, evde yalnız kaldığımda.
Düşünüyorum, eşimin annesi vefat ettiğinde dünya nasıl da yavan gelirmiş geride kalana;
Düşünüyorum, sadece ben gitsem iyi, ya benden önce giderse o çocuk gibi sevdiğim eşim, çocuk yüreği olan tüm canlar gidecek sıralı sırasız…
Şööööyle bir güzel uzanıp yerküreye bulutlara bakmak, gözler kadar yürek de açık olarak; biraz faniliğimizle, biraz ilahiliğimizle.
Orta yaş sorunlarını çoook erkenden yaşayıp çocuk ruh ile , 99 yaşındaki yaşlı bir dedeyi benliğimde hissetmek..Müthiş ve karışık bir şey…
Şimdi bedenin sınırladığı varlığımı, sonsuza bırakıyorum düşlerimde; bir mistik hikaye gibi, bir tebessüm gibi, tuzlu birkaç damla yaş gibi.
Düşünmek mi düş’lemek mi, algılamak mı binalardan yoksun bir diyarda tüm gökyüzüne bakarken esintiyi ve deliler gibi çığlık çığlığa müzikteki notalar gibi olmak mı?
Bugün 1 yıldan uzun süredir aramadığım yoldaşımı aradım, uzun süredir yazışmadığım haldeşime selamımı yollayacağım; bin yılda geçse bir serçe yine serçedir, bir dost yine dosttur, bir çocuk yine çocuktur…
Yine uzun zamandır dua etmiyorum, dilim tutmuyor, elim tutmuyor, kalbim sessizce dua’da, yakarışta, sevgide …
Sevgi…sevilmek…nefret…hisler…hislerden arınmayı isteyip, buna tam tersi yönde hislere tutunuyorum. Histerik kelimesi buradan mı geliyor ? (Histeri; aşırı coşku, büyük heyecan demekmiş )
Şimdi uyuyor olmalı, malum gece ve bu boylamlarda uyku zamanı. Kimimiz de uyumuyor. Ayrı ayrı hayatlarda aynı çocuk yürekleri usulca öpüp iyi geceler diyoruz, kendimize sızıyoruz. Sızmak değil de saanak yağmurda ayılmak istiyorum. Ne kadar damla düşerse o kadar su tanesi olmak, taze rüzgar olmak istiyorum ; kırlardakinden…
Ne çok istiyorum….
Sevgiler.

|