16/7/2007 - Durmak yok,Yola Devam!!!!
* Başbakan’ın büyük oğlu Ahmet Burak Erdoğan, babasının işadamı arkadaşı Remzi Gür’ün bursuyla ABD’de okumuştu. Şimdi Gür’ün kayınbiraderinden 3 milyon dolarlık gemi aldı. Durmak yok yola devam
* Başbakan’ın küçük oğlu Necmettin Bilal Erdoğan’a Dünya Bankası’nda iş verdiler. Damat Berat Albayrak ise izdivaçtan hemen sonra Çalık Holding’e Genel Müdür olarak atandı. Durmak yok yola devam
* Dışişleri Bakanı Gül’ün oğlu Ahmet Münir Gül, birlikte mezun olduğu arkadaşları iş ararken, Uluslararası Yatırım bankası Merrill Lynch’in (ML) Londra merkezinde işe başladı. Durmak yok yola devam
* Maliye Bakanı Unakıtan’ın oğlu Abdullah Unakıtan, AB Gıda Şirketi’ni kurdu. Tavukları için yüzde 20 gümrük vergisiyle mısır ithal etti. Vergi, daha sonra aniden yüzde 45’e yükseldi. Durmak yok yola devam
* Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım’ın oğlu Erkan Yıldırım, truzim şirketi Santour’da çalışırken 445 bin euroya feribot kiraladı. Erkan’ı çekemeyenler, “Santour yardım etti” iftirasını attı! Durmak yok yola devam
* Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’nin oğulları Mehmet Halid İsmail ve Mustafa Talha ortak oldukları Kar İnşaat adına 9 trilyonluk teşvik alarak Çin’de gemi yaptırdılar. Helal olsun... Durmak yok yola devam
Hayırlı yolculuklar! Başbakan Recep Tayip Erdoğan’ın bütün mitinglerinde kullandığı “Durmak Yok Yola Devam” sloganı ifadeleri, AKP Hükümeti’nin 4.5 yıllık iktidarı döneminde parlayan bakan ve milletvekilli akrabalarınının “önlenemez” yükselişini hatırlattı. İşte çıktığı yola, sendelemeden tam gaz devam eden akrabalar ve AKP severler:
Gemi aldı armatör oldu Ahmet Burak Erdoğan... Başbakan Erdoğan’ın büyük oğlu... İki yıl öncesine kadar babasının işadamı olan arkadaşı Remzi Gür’ün bursuyla ABD’de okuyordu. Okulunu bitirdikten hemen sonra çürük raporu alıp askerlikten yırttı ve gıda sektöründe faaliyet gösterdi... Burak Erdoğan şimdilerde ise kendisine burs veren Gür’ün kayın biraderinden aldığı 3 milyon dolarlık bir gemi ile armatör olma yolunda...
Şimdi Dünya Bankası’nda Emine-Recep Tayyip Erdoğan çiftinin küçük oğlu... Babasının iktidara gelmesinin ardından Harvard Üniversitesi’nde başladığı Kamu Yönetimini mastırını tamamladı. Dünya Bankası’nda staj yaptı ve sözleşme imzalayarak burada çalışmaya başladı. Şimdi, İtalya’da AB üzerine doktora yapıyor. Doktora hocalığını ise Abant Platformu’na da katılan AB Uzmanı akademisyen David Calleo yürütüyor.
Genel Müdür Damat Berat Albayrak... Başbakan’ın damadı... Esra Erdoğan’la evlendikten sonra Çalık Holding’e Genel Müdür oldu. Adının geçtiği bir çok iddia ortaya atıldı. İP Genel Başkanı Doğu Perinçek, Holding’in, Talabani’nin, Süleymaniye’deki karargahının inşaatı ihalesini aldığını ile sürdü. CHP’li Mustafa Özyürek ise Dışişleri Bakanlığı’nın gizli damgalı yazıyla, İsrail hükümetinden, Ceyhan-İsrail arası boru hattı projesi çalışmalarının, ihalesiz olarak Çalık Grubu’na verilmesini istediğini iddia etti.
Arkadaşları işsiz, O Londra’da Ahmet Münir Gül... Başbakakan Yardımcısı ve Dışişleri Bakanı Abdullah Gül’ün oğlu... Geçen yıl Bilkent Üniversitesi Endüstri Mühendisliği Bölümü’nden geçen yıl mezun oldu... Okul arkadaşlarının büyük bir bölümü hala iş ararken O, önce ABD’li yatırım bankası Goldman Sachs’ın Londra’daki merkezinde staj yaptı ve 2006 yaz sonunda yine Uluslararası Yatırım bankası olan Merrill Lynch’in (ML) Londra merkezinde işe başladı. Ona iş bulmakta AKP’nin Gaziantep milletvekili adayı Mehmet Şimşek’in yardımcı olduğu iddia ediliyor.
24 yaşında işadamı oldu Erkan Yıldırım... Ulaştırma eski Bakanı Binali Yıldırım’ın 27 yaşındaki oğlu... Büyük bir truzim şirketi olan Santour da çalışırken 24 yaşında; 445 bin Euro’ya feribot aldı. Bu gemi için verilen para konusunda Santour’un, Erkan Yıldırım’a para yardımı yaptığı iddiaları ortaya atıldı. Bu alışverişten bir hafta sonra ise Santour’un, Yıldırım’a bağlı Denizcilik İşletmeleri’nden Ankara feribotunu ihalesiz kiraladığı ortaya çıktı. İddialar havada hava uçuşuyor ama O, gemisini yüzdüren kaptan imajını asla sarsmıyor....
Erdoğan: Baykal mızıkçılığa başladı Başbakan Erdoğan, CHP lideri Deniz Baykal’ın yeni cumhurbaşkanın parlamento dışından seçilmesi önerisine sıcak bakmadığı söyledi. Ankara’da gazetecilerin sorularını cevaplayan Erdoğan şunları kaydetti: “Biz şu anda parlamento dışından bir cumhurbaşkanı adayına sıcak bakmıyoruz, bakmayacağız. Çünkü bu parlamento, kendi içinden bir cumhurbaşkanı çıkarmaya muktedirdir. Baykal, hemen mızıkçılığa başladı. Kapıları kapamasın.”
Tavukçuluktan imparatorluğa Abdullah Unakıtan... Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın oğlu... Babasının Maliye Bakanı olmadan önce ortağı olduğu Bedir Dış Ticaret adlı şirketle piyasalara daldı. Adı sık sık Yahudi asıllı Ofer ailesi ile anılan Abdullah daha sonra diğer aile fertleriyle birlikte AB Gıda Şirketi’ni kurdu.
Tavukçuluk işinde oldukça ileri gitti! Türkiye ekonomisini iyi okudu; tavukları için 4 Ağustos 2003’te yüzde 20 gümrük vergisiyle 4 bin ton mısır ithal etti, 8 Ağustos’ta ise vergi oranı bir anda yüzde 45’e yükseldi. Kuş gribi salgınının olduğu dönemde ise pastörize yumurta işine atıldı ve pazarın yüzde 90’ını eline geçirdi. Şirketine, 2005 yılının mayıs ayında “Komple Yeni Yatırım” gerekçesiyle 2.5 trilyon liralık teşvik verildi. Ülke ekonomisine yaptığı katlılardan dolayı (!) KDV istisnasız teşvik alan ve vergi ödemekten de kurtuldu. Şimdi kurduğu bir çok şirketle başarısına başarı katma yolunda...
Bunlar da diğerleri
* Şeker Fabrikaları Genel Müdürü Mehmet Azmi Aksu (İçişleri eski Bakanı Abdulkadir Aksu’nun kardeşi)
* TCDD Genel Müdürü Süleyman Karaman (Tayyip Erdoğan’ın yakın dostu, İETT eski Genel Müdür Yrd. Ulaştırma Bakanı Binali Yıldırım’ın akrabası)
* TOKİ Başkan Vekili Erdoğan Bayraktar (Tayyip Erdoğan’ın İstanbul Büyükşehir Belediyesindeki ekibinden)
* Sağlık Bakanlığı Müsteşar Yrd. Cihanser Erel (Maliye Bakanı Kemal Unakıtan’ın kayınbiraderi)
* Kültür Bakanlığı Müsteşar Yrd. İbrahim Atalay (Devlet Bakanı Bekir Atalay’ın yeğeni)
* Enerji Bakanı Bakan Danışmanı Osman İlter (Enerji Bakanı Hilmi Güler’in kayınbiraderi)
* TBMM Başkanlığı Başdanışmanı Haluk Akşit (Turizm eski Bakanı Güldal Akşit’in eşi)
Abileri sağolusun! Başbakanlık Müsteşarı Ömer Dinçer ve AKP Eskişehir Milletvekili Murat Mercan’ın akrabaları da AKP döneminde kısmeti acılanlar arasında... Dinçer’in kardeşi Metin Dinçer ve Murat Mercan’ın amcasının oğlu Dünya Bankasının 3. 216 Milyon YTL’lik kredisi ile gerçekleştirilen “Saha koordinatörlüğü Projesi” nde 7 bin dolar maaşla işe alınan çalışanlar arasında...
Denizcilik aşkı Mehmet Halid İsmail Pepe ve Mustafa Talha Pepe... Çevre ve Orman Bakanı Osman Pepe’nin 22 ve 25 yaşındaki oğulları... Onlarda Başbakan Erdoğan ve Binali Yıldırım’ın çocukları gibi denizcilik aşkına kapılanlardan... Ortak oldukları Kar İnşaat adına 9 trilyonluk teşvik alarak Çin’de gemi yaptırdılar. Daha sonra şirketin Osman Pepe ve Vergül Pepe’nin de hissesinin bulunduğu Dörtler İnşaat adlı bir şirketle ortak olduğu ortaya çıktı. Kuru yük gemisi olarak faaliyet gösteren “Akçaabat” 22 Mayıs 2007 tarihinde satıldı...
Ebe daire başkanı Güler Yıldız... 22 Temmuz listesine giremeyen AKP Artvin Milletvekili Orhan Yıldız’ın eşi...Bir sağlık kurumunda ebelik yaparken istikbali parladı ve bir günde Sağlık Eğitimi Genel Müdürlüğü’ne Personel Daire Başkanlığına getirildi.
Yıldızı parlayan şirketler...
1- Çalık Grubu.. Genel Müdürlüğünü Başbakan Erdoğan’ın damadı Berat Albayrak’ın yaptığı grup, Samsun-Ceyhan Ham petrol boru hattının inşası için hükümet tarafından yetkilendirildi. Tüpraş’a ve Telekom’a peşin parayla talip oldu ancak amacına ulaşamadı. Çalık Enerji şimdi Başbakan Recep Tayyip Erdoğan’ın köyüne hidroelektrik santral kurmak için atağa kalktı.
2- Albayraklar... Sahip oldukları Yeni Şafak Gazetesi’yle AKP yandaşlığı yapan Albayraklar, birçok kamu ihalesi aldı. İçişleri Bakanlığı’nın açtığı toplam 22.8 trilyonluk ihale, Sümer Holding’e ait Türk Motor İşletmesi, Balıkesir SEKA fabrikası ihalelerden birkaçı. Ancak Bursa İdari Mahkeme’nin SEKA ile ilgili olarak Temmuz 2003’te yürütmeyi durdurma kararı verdi.
3- Global Finans... Sahibi Mehmet Kutman...Yahudi Ofer ailesi ile AKP arasında varolduğu iddia edilen ilişkilerin mimarı olduğu ileri sürülüyor. TÜPRAŞ’ın yüzde 15’ini, gizlice Ofer ailesi adına satın alıp milyonlarca dolar kazandı. Galata-Karaköy Limanı’nı aldı ama satış mahkemeden döndü. Şimdi de Mavi Akımla Türkiye’ye gelecek olan doğal gazı İsrail’e götürme planları yaptığı iddia ediliyor.
İmamlıktan turizm müdürlüğüne... Hüseyin Kutan... Sağlık Bakanı Recep Akdağ’ın akrabası... Erzurum’da 11 yıl boyunca kadrolu imamlık yaptıktan sonra, Kültür ve Turizm İl Müdürlüğü’nde kayıt memuru olarak atandı... Andından da Gümüşhane Kültür ve Turizm Müdür Yardımcısı oldu. Kutan, üstün vasıflarından dolayı (!) bu göreve Kültür ve Turizm Bakanı Atilla Koç’un 7 Temmuz 2006 tarihli yazısı ile atandı.
Hazırlayan: Mustafa DURAN
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
2/5/2007 - Damar Şarkı
*Yukaridan linki tiklayip dinlerken okur musunuz?
HALA
Sabahla akşam arasındaki Farktır gülüşüm Uzaklardan gelen Şimdi ve burdayız tesadüfen Ama hep istemedik mi Neden Nereye koşmalı bilmiyorum Duruşum ondandır üzülme Ellerim bağlı gözlerim geçmişte Ama bunların hepsi senin için
Hala ve burda
Güce ihtiyacım var Dışarda savaş var Kendimle gurur duymak için Tüm bunlar Ayağa kalktım herşeye rağmen Herşey yokmuş meğer Bana rağmen sen Bulutların hikayeleri Hep benim biliyorsun Şeytanlarım inatlarım Pişmanlıklarım benimle Hala ve burda
|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/7/2006 - Ay sarı
Ay gökyüzünde, sarı
ve dopdolu ..
Birkaç gün öncesi… Televizyon kanallarının haberlerinde…
Bir çocuk…
Ay sarı…
Bir çocuk, haberlerin içinde..
Bir çocuk, ay yüzlü ve yeryüzünde…
Fakat bir farkı var o çocuğun,
Yüzü kanlar içinde,
Bakışları korku içinde,
Soluğu ölüme koşmanın endişesinde
Bir çocuk var,
Tıpkı çocuğun, kardeşin gibi,
Tıpkı yeğenin, eşin gibi,
Tıpkı
Memleketinin dininin dilinin ideolojisinin önemi olmayan
Sadece bir çocuk…
Ay sarı,
Ay beyazlığından utanırcasına
Beti benzi atmış
Bir hasta gibi sarıya kesmiş rengini..
Çocuk;
Mücadele içinde, hayatta kalabilmek için
Yüzünden alkanlar akıyor,
Bakışı korku içinde
Ölüm ensesinde
Kaçış sadece var olabilmek için
Evine dönebilmek için
Annesini babasını kardeşlerini görebilmek için
Çok şey için…
Hayallerin umutların arzuların
Yeri olmadığı
Sadece yaşam ile ölüm arasında
Daracık bir sokakta
Sağa sola çarpan çaresiz bakışlarında
Yaşamak istiyorum diyen
Bir çocuk,
Yüzünden akan yaş değil
Kan…
Bakışları masum,
Sadece
Ve
Sadece
Bir çocuk
Bir can
Bir kalp
Sönmek üzere,
Endişe içinde…
Hiroşimalı veya Vietnamlı
Veya Filistinli
Veya hiçbir yerli
Senin benim bizlerin çocuğumuz
Sönmek üzere
…
Üzgünüm
..
Ay sarı
.
Ay dolu
…
Ve dünya
Boş
….
Değil..
Boş olmamalı…
Anlamı beyazı güzellikleri
Olmalı;
Çocuklarının en azından hayatta kalabildiği
Gözlerindeki bakışların varlıklarımızı
Delip geçmediği
Yüzlerinde hayatta kalma endişesi olmayan
Bir yer olmalı
Dünya
..
.
Üzgünüm
..
|
|
Yorum (2) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
1/7/2006 - gece
Gece..uyumam lazım..gözlerim kızardı..nette uydu alıcınsın yenilenen şifrelerini aradım..oysa tv’den uzak bir dünyada sadelik içine yaşamak isterdim..
Gece..birden gözyaşı bastırdı, tuzlu su doldu gözün kuytu yerlerine..hafifçe aktı..halen dünyalı olmayı beceremedim, bir hayvan gibi güdülerle hareket etme özgürlüğünden yoksunum, düşünce hisler hayat ağır ve tuhaf…
Gece..yüce olmam, duru olmam, tüy hafifliğinde olmam lazım; dünya bana ağır geliyor, zoraki bir tebessüm ile yitişi ve zamanın akışını hissediyorum; keşke “boş bir beyin ile hissiz olmam mümkün olsa” diyorum…keşke…
Gece.. usulca uzanıyorum, usulca seviyorum, usulca öpüyorum; kendimden yine de sıyrılamıyorum ve susuyorum…
“Kırıklarını aldırdım kalbimin”…”hem yaralandım, hem yaram”…”bitsin artık gönül çelen”..
Gece..düşünüyorum ve düşündüğüm şey oluyorum; insan’ı, sevdiğimi düşünüyorum ve insan olmak, çocuk olmak, var olmak, nefes alıp nefes vermek hoş ve ağır …
Dizimi incittim..kendimi..başkalarını..incittim..incildim..geçti..bitti..biliyorum bunları…hayatı çözdüm,anladım,gördüm,uyandım,tebessüm etim…ve yine benliğimde bir bilge dilinin ucu ile gözünden akan yaşların tuzuna bakıyor, elini eteğini çekmiş bir ruh ile yitişlere yüreklere zamana empatiye sitem ediyor…
yaşamak gerekli mi derinden siyah ile beyaz arasındaki tüm renkleri yoğunluğuna…yoğunluk abartısal olmalı mı? Çığlık atmalı, uyumalı, yere uzanmalı…mı?
Aniden gelen hisler… insan ruhu…derinlikler..kış ve soğuk ve kar ve yağmur ve rüzgar ve güneş ve bahar ve yaz ve sıcak ve esinti ve serinlik ve kış ve karmaşa; mevsimsel değişiklikler ve her an yaşamak hiçbir şeyi, her şeyi,bir şeyleri…
Boğazım ağrıyor…umarım iltihap kaplamaz; beyaz tabaka bademciklerime sımsıkı tutunurken ben nazlı bir bebeğe dönüyorum; bir kedi gibi mayışıp çekilmez bir ihtiyar oluyorum…gece ve saçımı kazıtmalıyım, oysa bana ağırlık yapan başım ve onsuz daha mutlu olurdum . mutlu olmasam da mutlu olurum, sonsuz ve karışık ve zıt ve yüce…
Uyumam lazım, yatağa yapışıp gözlerimi kapamam, bedenimi ruhumu dinlendirmem lazım, benliğimi lazımlığa dönüştürmeden varlığımın içine etmeden toprak çiçek bulut olmam lazım; tebessüm sevgi esinti ılıklık ile :)
|
|
Yorum (1) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
24/6/2006 - Düşünüyorum
Bugün yaklaşık 3.5 saatte 24 km falan yürüdüm; 1 lt sivepsi, ayranı ve 2 lt ışıklı kolayı içtim, kapuzumu yedim, dolmamı yedim. Mesafeyi abartmışım; ki ondandır topuklarım ayak tabanım ağrıyor.
KanalTürk’te cevizkabuğunu biraz izledim, ve şimdi yazıyorum. Gümrük birliğine üye olup Avrupa birliğine üye olmayan canım ülkemde cari açığın nedeni bu haksız rekabetmiş. ( mesela abd ye mal satarken onlar vergiyi bindiriyor, bize oradan mal gelirken siz gümrük birliğine üyesinin, en alt seviyeden vergilendirin deniyor )
Kısacası memleket meseleleri ve samanın altından akan sular insanı sinir, sinirli ve kahır ediyor.
Bugün yine anladım ki; ölümlüyüz..gelip gidenlerdeniz. Ne güzel ki öteki taraf sonsuz, hepimiz için hoş olur inşallah.
Düşünüyorum, bunu arasıra yaparım. (düşünmek can sıkıcı bir aktivite )
Düşünüyorum, “anne ben de mi gideceğim” diyorum içimden, evde yalnız kaldığımda.
Düşünüyorum, eşimin annesi vefat ettiğinde dünya nasıl da yavan gelirmiş geride kalana;
Düşünüyorum, sadece ben gitsem iyi, ya benden önce giderse o çocuk gibi sevdiğim eşim, çocuk yüreği olan tüm canlar gidecek sıralı sırasız…
Şööööyle bir güzel uzanıp yerküreye bulutlara bakmak, gözler kadar yürek de açık olarak; biraz faniliğimizle, biraz ilahiliğimizle.
Orta yaş sorunlarını çoook erkenden yaşayıp çocuk ruh ile , 99 yaşındaki yaşlı bir dedeyi benliğimde hissetmek..Müthiş ve karışık bir şey…
Şimdi bedenin sınırladığı varlığımı, sonsuza bırakıyorum düşlerimde; bir mistik hikaye gibi, bir tebessüm gibi, tuzlu birkaç damla yaş gibi.
Düşünmek mi düş’lemek mi, algılamak mı binalardan yoksun bir diyarda tüm gökyüzüne bakarken esintiyi ve deliler gibi çığlık çığlığa müzikteki notalar gibi olmak mı?
Bugün 1 yıldan uzun süredir aramadığım yoldaşımı aradım, uzun süredir yazışmadığım haldeşime selamımı yollayacağım; bin yılda geçse bir serçe yine serçedir, bir dost yine dosttur, bir çocuk yine çocuktur…
Yine uzun zamandır dua etmiyorum, dilim tutmuyor, elim tutmuyor, kalbim sessizce dua’da, yakarışta, sevgide …
Sevgi…sevilmek…nefret…hisler…hislerden arınmayı isteyip, buna tam tersi yönde hislere tutunuyorum. Histerik kelimesi buradan mı geliyor ? (Histeri; aşırı coşku, büyük heyecan demekmiş )
Şimdi uyuyor olmalı, malum gece ve bu boylamlarda uyku zamanı. Kimimiz de uyumuyor. Ayrı ayrı hayatlarda aynı çocuk yürekleri usulca öpüp iyi geceler diyoruz, kendimize sızıyoruz. Sızmak değil de saanak yağmurda ayılmak istiyorum. Ne kadar damla düşerse o kadar su tanesi olmak, taze rüzgar olmak istiyorum ; kırlardakinden…
Ne çok istiyorum….
Sevgiler.

|
|
Yorum (yok) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
12/4/2006 - boşver,kanasın
|
Kaynak:teoman/renkli rüyalar oteli/kelimeler
kaçıyor musun aşktan hala
koşup insandan insana
hayatı bırakıp tabağında,
boşver mi diyorsun kanasın
için acıyor mu hiç bazı bazı
cesur musun gözünü kapadığında
boşver mi diyorsun kanasın
biliyorum artık çok zor çok
kuracak yeni bir hikayem yok.
yine de uğraşıyorum rastgele bu eskimiş kelimelerle
yavaşlıyor ama duramıyor dünya,
zaman kimseden değilken yana
gitmiş herkes evlerine bomboş
boşver mi diyorsun kanasın.
batmadık ama su alıyoruz
hissetmeden basıp toprağa,
tuz basmadan yaralarıma
boşver mi diyorsun kanasın.
alt üst olmuş coğrafyadan
cebinde bozuk paralarınla;
kendi mezarına selam durup
boşver mi diyorsun kanasın. |

yoğun bakımdan yeni çıkmış, zamanla yaraları kabuk bağlayacak olan akşam güneşi; selam duruyorum gülümsererek ve YOK oluyorum müziğin ritminde.
|
|
Yorum (5) :: Yorum yaz! :: Bağlantı
|
|
Hakkımda
Başladı dönmeye.
Kategoriler
Arkadaşlarım
• desertwind • beloved • ihlamur • daryal • zuzum • annakarenina • SEVİNÇ YILMAZ • dormeuse • acceleration • tilsimlikedi • viyaca • unutus
|